Aşırı Terlemenin Yarattığı Psikoloji

Aşırı Terlemenin Yarattığı Psikoloji

Koltukaltı, yüz, eller ve ayaklarda aşırı terleme ile kendini gösteren Hiperhidroz, çeşitli psikolojik sorunlara neden olmakta ve kişinin hayat kalitesi düşmektedir.

Aşırı terlemesi olan kişilerde, günlük hayatın belki de en alışılageldik sosyal davranışları olan yüzyüze bakarak konuşma ve el sıkışma, işkence haline gelebilir.

Kat kat giyinmenin mümkün olmadığı bahar ve yaz aylarında koltukaltlarında oluşan ter izleri insanlara yaklaşmayı engeller ve kişi rahat hareket edemez hale gelebilir. Kişinin, kolunu kaldırması veya içinden geldiği gibi sevdiği birine sarılması problem halini alır. Ev ziyaretlerinde ise, ayakkabıların çıkarılması gerekliliği önemli bir rahatsızlık oluşturabilir. Terleyen ayaklar, yere basıldığında veya alta alınıp rahatça koltukta oturulduğunda iz bırakabilir. Kişi, büyük bir özenle hem elini hem ayağını kimseye değdirmemeye çalışır. Bir diğer örnek ise, sınavlarda temas edilen kâğıdın terleyen eller yüzünden ıslanmasıdır. Böyle durumlarda bazen, sorular okunamaz veya kağıt yazılamaz hale gelebilir. Bu durumda başarının, doğal olarak, düşmesi beklenir.

Yukarıdaki vermiş olduğumuz örnek olayların sonucunda, sosyal fobi içinde değerlendirebileceğimiz, sosyal ortamlardan uzaklaşma ve şiddetle kaçınma davranışı oluşabilir. Kişi, adeta bulaşıcı bir hastalık taşıyormuşçasına, kendini karantinaya alabilir. İnsan içine çıkmaz istemez, arkadaşlıklarına mesafe girer, karşı cinsle olan iletişimi olumsuz etkilenir. Çünkü çok terlemektedir ve bu durum son derece rahatsız edicidir. Kişide öz güven kaybı oluşur, giderek daha da kötü hissetmeye doğru gidebilir ve bu durum depresyon ile sonuçlanabilir.

Hiperhidrozu psikolojik açıdan en kritik hale getiren durum ise, hastalığın ergenlik döneminde alevlenmesidir. Hormon fonksiyonlarının yükselen işlevselliği ile var olan terleme sorunu artış gösterebilir. Sosyal ve özel ilişkilerin merkez oluşturduğu bu dönemde, aşırı terleme, gençlerde yoğun bir kısıtlanmaya neden olabilir. Utanma baş gösterir. Buna bağlı olarak, kaçınma davranışı ortaya çıkar. Ergen, ne sınıfta rahat konuşabilmektedir ne, arkadaşlarıyla düşünmeden oyun oynayabilmektedir, ne de karşı cinsle temas edebilmektedir. Halbuki ergenlik; tam da eğitim, spor, müzik, eğlence, arkadaşlıklar, aşklar gibi çok zengin bir yelpaze üzerinde konumlanmaktadır. Hayatın hiçbir döneminde olmadığı kadar; kişinin hayatı merak ettiği, deneyimlediği ve kendini geliştirdiği bir zaman dilimidir. Bu soyutlanma sonucunda, derin bir öz güven kaybı ve buna bağlı olarak kişilik temelinde yoğun hassasiyet ve kırılganlık olması beklenir.

Terlemek beden sağlığı açısından bir gerekliliktir. Fakat sosyal açıdan, her zaman savaşılması gereken ve izleri gözükmesine izin verilmeyen bir vücut işlevidir. İnsanı utandırır. Saklama ihtiyacı oluşturur. Diğer insanlardan uzaklaştırır.

Aşırı terleme her insanı psikolojik açıdan olumsuz etkiler. Hayat kalitesini; ruhsal ve bedensel sağlığın oluşturduğunu kabul edecek olursak, kişilik gelişimini engellemesi beklenen bu rahatsızlık için tıbbi yardımın alınması uygundur.

Hepinize sağlıklı günler.

Uzm. Psk. Mine Karagözoğlu

Bunlar da İlginizi Çekebilir: