Telefon :

0532 445 39 38 - 0505 247 08 54

E-mail :

info@terleme.com.tr



Neden Aşırı Terleriz ?

Korktuğumuzda ya da heyecanlandığımızda kalp atım hızımız ve solunumumuz hızlanır ve yüzeyselleşir, ağzımız kurur, kaslarımız gerginleşir ve avuç içlerimiz terler. Vücudumuzdaki bu değişikliklere, otonom sinir sistemi aracılık eder. Otonom sinir sistemi, istemsiz kaslarımızla birlikte, dış salgı bezlerimizi de kontrol eder. Otonom sinir sistemi kendi içinde sempatik, parasempatik ve enterik sinir sistemi olarak üç bölümde işlev görür. Bu sistemlerden, ter bezlerini de kontrol eden, sempatik sinir sistemi, vücudu tehlike ve acil durumlara hazırlar.

Bu nedenle bu sistem, “savaş ya da kaç” sistemi olarak da anılır. Bu sisteme bağlı sinirler, tiroid ve böbrek üstü bezlerini de aktive ederek, kaçma ya da kavga davranışları için bedene enerji sağlayıcı, beynimize ve kaslarımıza daha fazla kan pompalanmasını sağlayan fonksiyonları aktif hale getirdikleri için aşağıdaki durumların ortaya çıkmasını sağlar;

-kan basıncı artar
-kan şekeri artar
-kalp atışı hızlanır
-kan damarları daralır
-adrenalin salgısı artar
-terleme artar
-vücut sıcaklığı yükselir
-göz bebekleri büyür
-vücut tüyleri dikleşir
-yüz sararır
-el ve ayak soğur
-tükürük salgısı azalır
-sindirim sistemi yavaşlar
-vücutta bir stres doğar

Haliyle bu sinir sistemimiz çalışırken kendimizi gergin, stresli ve panikte hissederiz.



      - Resim 1-
Sempatik sinir sistemi, omurilik kanalının iki yanına yerleşmiş uzun ve zincir şeklinde üst üste dizilmiş düğümlerden (sempatik ganglionlardan) oluşmuştur, (ETS-Endoscopic Thoracic Sympathectomy ameliyatında müdahale edilen sinirler bunlardır.) (Resim 1:Sempatik sinir zincirinin (sarı) omurganın kenarında "anatomik konumu" izleniyor.)

Otonom sinir sisteminin diğer üyesi olan parasempatik sinir sistemi ise, bedenin iyileşme ve yenilenmesine imkân verir. Dinlenme, rahatlama ve mutluluk bu sinir sistemini harekete geçiren başlıca durumlardır.

Terleme sempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilen vücudun normal bir fonksiyonudur. Vücut sıcaklığının arttığı durumlarda, sıcaklığı düşürmek için ortaya çıkan normal bir cevaptır. Bu cevap, tipik olarak egzersiz ile veya aşırı sıcağa maruz kalındığında ortaya çıkar.

Ama bazı kişilerde, özellikle stresli durumlarda bu sistem aşırı çalışır ve aşırı terleme – hiperhidroz (hyperhidrosis/excessive sweating) dediğimiz tablo ortaya çıkar. Ancak genelde stresli durumlarda cevabı aşırı olan otonom sinir sisteminin, egzersize veya yüksek ısıya cevabı normaldir.

Merkezi sempatik sistemin düzenleme bozukluğuna bağlı (nedeni tam olarak bilinmiyor) olabileceği de düşünülen aşırı terleme, genellikle çocukluk çağı veya ergenlik döneminde başlar.

 

      - Resim 2-

Ter bezleri (Resim 2) tüm vücutta ciltte bulunur. Ancak en yoğun olarak bulundukları yerler; yüz, el, ayak, koltuk altı ve cinsel bölgedir. Bu nedenle, aşırı terleme problemi olan kişiler, en çok bu bölgelerin terlemesinden şikâyetçidir.

Bunun dışında tiroid bezinin aşırı çalışması, böbrek üstü bezinden kaynaklanan bazı hastalıklar, şişmanlık, menopoz, ağır psikiyatrik hastalıklar ve bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan hormonlar da aşırı terlemeye yol açabilir.

Bazı aşırı terlemesi olan kişilerde terleme devamlıdır, bazılarında ise aralıklıdır (fazik). Devamlı aşırı terlemesi olan kişilerde, şikâyetler yazın kötüleşir ve sevinç, üzüntü, kızgınlık, kıskançlık gibi mental faktörlerden etkilenmez.

Aralıklı aşırı terlemesi olan kişilerde ise yaz, kış fark etmeyen bir terleme vardır ve şikâyetler duygu durumu veya mental aktivite ile alevlenir.

Bölgesel aşırı terleme uzun yıllar devam edebilir. Bireylerde zamanla terleme miktarındaki değişimler ve bireyler arası farklılıklardan dolayı normal terleyen kişileri, aşırı terleyenlerden ayıracak kesin bir ölçüt saptanamamıştır.

Toplumda Yaygınlık

Tahminen yetişkinlerin %1'i aşırı terlemeden çekmektedir. Tipik olarak aşırı terleme çocukluk ve erken ergenlik döneminde başlar ve ergenlik ve yetişkinlikte şiddetlenir. Erkek ve kadın eşit oranda etkilenir.

Çoğu hastada, belirtiler hafif ve sosyal olarak çok rahatsız edici değildir.

Ancak hastaların önemli bir bölümünde, günlük hayat oldukça olumsuz etkilenebilir.

Günlük aktiviteler (okulda not tutmak, yazılı sınava girmek, el sıkışmak, ..vb) can sıkıcı hal alırlar ve kişinin sosyal yaşantısını olumsuz etkilerler.

Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan belirtiler, ya hafiftir ya da zamanla artar tarzda, yetişkinlikte ilerleme gösterirler ve nadiren kendiliğinden azalırlar.

Avuç içi terlemesi, en sık rastlanılan bulgudur ve sosyal anlamda en rahatsız edici olanıdır. Hastalar tokalaşmaktan kaçınırlar.

Bunun da çalışma ortamındaki iletişime ve etkileşime, ya da karşı cinsle sosyal temasa yıpratıcı ve yıkıcı etkisi vardır.


Aşırı Terleme ve Psikolojisi

Koltukaltı, yüz, eller ve ayaklarda aşırı terleme ile kendini gösteren Hiperhidroz, çeşitli psikolojik sorunlara neden olmakta ve kişinin hayat kalitesi düşmektedir.

Aşırı terlemesi olan kişilerde, günlük hayatın belki de en alışılageldik sosyal davranışları olan yüzyüze bakarak konuşma ve el sıkışma, işkence haline gelebilir. Kat kat giyinmenin mümkün olmadığı bahar ve yaz aylarında koltukaltlarında oluşan ter izleri insanlara yaklaşmayı engeller ve kişi rahat hareket edemez hale gelebilir. Kişinin, kolunu kaldırması veya içinden geldiği gibi sevdiği birine sarılması problem halini alır. Ev ziyaretlerinde ise, ayakkabıların çıkarılması gerekliliği önemli bir rahatsızlık oluşturabilir. Terleyen ayaklar, yere basıldığında veya alta alınıp rahatça koltukta oturulduğunda iz bırakabilir. Kişi, büyük bir özenle hem elini hem ayağını kimseye değdirmemeye çalışır. Bir diğer örnek ise, sınavlarda temas edilen kâğıdın terleyen eller yüzünden ıslanmasıdır. Böyle durumlarda bazen, sorular okunamaz veya kağıt yazılamaz hale gelebilir. Bu durumda başarının, doğal olarak, düşmesi beklenir.

Yukarıdaki vermiş olduğumuz örnek olayların sonucunda, sosyal fobi içinde değerlendirebileceğimiz, sosyal ortamlardan uzaklaşma ve şiddetle kaçınma davranışı oluşabilir. Kişi, adeta bulaşıcı bir hastalık taşıyormuşçasına, kendini karantinaya alabilir. İnsan içine çıkmaz istemez, arkadaşlıklarına mesafe girer, karşı cinsle olan iletişimi olumsuz etkilenir. Çünkü çok terlemektedir ve bu durum son derece rahatsız edicidir. Kişide öz güven kaybı oluşur, giderek daha da kötü hissetmeye doğru gidebilir ve bu durum depresyon ile sonuçlanabilir.

Hiperhidrozu psikolojik açıdan en kritik hale getiren durum ise, hastalığın ergenlik döneminde alevlenmesidir. Hormon fonksiyonlarının yükselen işlevselliği ile var olan terleme sorunu artış gösterebilir. Sosyal ve özel ilişkilerin merkez oluşturduğu bu dönemde, aşırı terleme, gençlerde yoğun bir kısıtlanmaya neden olabilir. Utanma baş gösterir. Buna bağlı olarak, kaçınma davranışı ortaya çıkar. Ergen, ne sınıfta rahat konuşabilmektedir ne, arkadaşlarıyla düşünmeden oyun oynayabilmektedir, ne de karşı cinsle temas edebilmektedir. Halbuki ergenlik; tam da eğitim, spor, müzik, eğlence, arkadaşlıklar, aşklar gibi çok zengin bir yelpaze üzerinde konumlanmaktadır. Hayatın hiçbir döneminde olmadığı kadar; kişinin hayatı merak ettiği, deneyimlediği ve kendini geliştirdiği bir zaman dilimidir. Bu soyutlanma sonucunda, derin bir öz güven kaybı ve buna bağlı olarak kişilik temelinde yoğun hassasiyet ve kırılganlık olması beklenir.

Terlemek beden sağlığı açısından bir gerekliliktir. Fakat sosyal açıdan, her zaman savaşılması gereken ve izleri gözükmesine izin verilmeyen bir vücut işlevidir. İnsanı utandırır. Saklama ihtiyacı oluşturur. Diğer insanlardan uzaklaştırır.

Aşırı terleme her insanı psikolojik açıdan olumsuz etkiler. Hayat kalitesini; ruhsal ve bedensel sağlığın oluşturduğunu kabul edecek olursak, kişilik gelişimini engellemesi beklenen bu rahatsızlık için tıbbi yardımın alınması uygundur.

Hepinize sağlıklı günler.

Uzm.Psik. Mine Karagözoğlu

kminetr@yahoo.com

Sitenin içeriği yalnızca bilgi amaçlıdır. İçerik, profesyonel tıbbi görüş, teşhis veya tedavi için bir alternatif olarak geliştirilmemiş ve bu amaçla sunulmamaktadır.